ayazlar karoser

ENGELLİ SAHABELER 20.03.2021 20:30:00 0

Engelli Sahabeler Zahir bin Haram r.a

Zâhir b. Harâm şehrin dışında, çölün ıssız bir köşesinde yaşayan fakir ve kimsesiz bir adamdı.

 

O, bazı insanlar için hiçbir değer ifade etmeyen; ufak tefek, çirkin ve sevimsiz biriydi.
Belki de bu yüzden insan içine çıkmıyor, kalabalıklara karışmıyordu.
Alaycı bakışlardan,  aşağılayıcı sözlerden kaçıp sırra karışmak, kaybolup unutulmak istiyordu. 

 

Mecburi ihtiyaçları için nadiren de olsa şehre gittiğinde Muhammed aleyhisselâmı ziyaret ediyor,
bir tek onu görmek istiyordu. Her ziyaretinde şehirde bulunmayan şeyleri,
yetiştirdiği mahsulü özenle hazırlıyor,  Efendimiz aleyhisselâma hediye ediyordu.

 

Allah Rasûlü “Zâhir bizim köylümüz, biz onun şehirlisiyiz.”
 “Muhammed ailesinin köylüsü Zâhir b. Harâmdır.” buyurarak
ona olan sevgisini ve yakınlığını ifade ediyor, köyüne dönmek istediğinde
Zâhir’in tüm ihtiyaçlarını karşılıyordu.

 

Peygamber Efendimiz Medine pazarına geldiği bir gün, köşede

ir yerde yetiştirdiği mahsulleri satmaya çalışan Zâhir’i gördü.
Hiç sezdirmeden yanına yaklaştı.  Sonra birden arkasından
tutup kucakladı ve elleriyle gözlerini kapatarak “Kim bu köleyi
satın almak ister?”
 diye seslendi. Zâhir “Kimsin sen, bırak beni!”
diye çırpınırken Efendimiz aleyhisselâmı fark edip rahatladı,
yüreği sevinçle doldu. Sırtını Peygamberimizin göğsüne iyice yaslayarak
 “Ey Allah’ın Rasûlü, beni satmaya kalkarsan elinde kalırım,
kim benim gibi değersiz birini alır ki?
” dedi.

Sevgili Peygamberimiz tüm pazar halkının duyacağı bir sesle şöyle buyurdu. 
“Sen Allah katında ne kadar değerlisin, biliyor musun?”

 

Pazar halkı olanları hayret ve ibretle izliyordu. Gördüklerinde
yüz çevirdikleri, varlığından rahatsız oldukları adam;
hep olmak istedikleri yerde, âlemlerin efendisinin en yakınındaydı.
Hiç önem verilmeyen, kıymeti bilinmeyen
Zâhir, Allah’ın kendisini sevdiğini bizzat Allah’ın sevgilisinden işitiyordu.
Artık insanların ne düşündüğünün, aşağılayıcı, yaralayıcı sözlerinin ne önemi vardı?

 

Ezilip horlanmış, mağdur ve mazlum bırakılmış nicelerinin
ümidi Muhammed aleyhisselâm sevgi ve merhamet elini uzatmış,
Zâhir b. Harâm’a âdeta yeniden hayat vermişti.

 

Allah, sizin görünüşünüze ve servetinize değil; kalplerinize ve amellerinize bakar.

 Buyuran iki cihan serveri Bedir’de firavunlarla çarpışırken yanında
kahraman arkadaşı Zâhir b. Harâm da vardı.O, “Düşmanlar bize saldıracaklar!”
denildiğinde Rıdvan ağacının altında ölünceye kadar savaşacağına dair
Allah’ın elçisine söz veren, Allah ve Rasûlünün rızasını kazanan bahtiyarlardandı.

 

Sâhibu’l-hedâyâ diye anılan yüce sahâbiye, Bedr’in kahraman
yiğidi Zâhir b. Harâm’a ve tüm mahlukâta rahmet nazarıyla bakan herkese selam olsun.

Kaynak: siyerinebi