ayazlar karoser

SAĞLIK 27.03.2021 03:52:00 0

Zihinsel engel

Zihinsel engellilik hastalıkların tıbbi sınıflanmasında yer almakla birlikte tıbbi bir hastalık değildir

Zihinsel engellilik, kişinin zihinsel becerilerinin yaş ortalamasının altında olması,
buna bağlı olarak standart eğitim sisteminin beklentilerini karşılama konusunda
sıkıntı yaşanması durumudur. Benzer şekilde, gelişimsel dönemde ortaya çıkan,
uyumsal davranışlarda görülen yetersizliğe ilaveten genel zeka fonksiyonları açısından normalin altında olma durumudur.
Zihinsel engellilik hastalıkların tıbbi sınıflanmasında yer almakla birlikte tıbbi bir
hastalık değildir. Psikiyatrik bir bozukluk olarak sınıflandırılabilmekle birlikte ruhsal
bir bozukluk da değildir. Zihinsel engellilik çocukluk döneminde başlayan işlevlerdeki
belirli bir durumu tanımlamaktadır. Bu durum zekadaki sınırlılıklar ile bununla birlikte
görülen uyumsal becerilerdeki sınırlılıklardır. Zihinsel engelli olduğu tespit edilen kişi,
dikkat, algı, hafıza, akıl yürütme, muhakeme ve problem çözme becerilerinde
kronolojik yaşına paralel performans sergilemekte zorlanırlar. Yapılan özel eğitim
ve psiko - sosyal çalışmalar ile kendi performanslarının en iyisini sergilemeleri mümkündür.

 

 

 

ZİHİNSEL ENGELLİLİK BELİRTİLERİ NELERDİR?

 

Zihinsel engellilik ilk yıllardan itibaren düzeyine (hafif, orta, ağır) bağlı olarak farklı
yoğunlukta belirtiler gösterir. Gelişim basamaklarında gecikmeler görülür.
Zihinsel engelliliği bulunan çocuklar, yaşlarına uygun düzeyde öğrenmeleri gereken
şeyleri öğrenmekte, öğrendikten sonra hatırlanmakta, dikkatlerini yaşlarına uygun
düzeyde odaklanmakta zorlanırlar. Sosyal yaşamda kendilerinden yaşça daha küçük
çocuklarla iletişim kurmayı, oynamayı tercih ederler. Bazılarında önemli uyum ve
davranış problemleri görülebilir. Başka bir deyişle bilişsel, dil, motor ve sosyal yetilerde yaşın gerisinde gelişim söz konusudur.

Zihinsel engelli çocukların fiziksel görünümleri ve sağlık durumları engelin ağırlık
derecesine göre değişmektedir. Hafif derecede zihinsel engelli olan çocukların görünüş
ve motor becerileri genelde normal yaşıtlarından farklı değildir. Orta ve ağır derecede
zihinsel engelli olan çocuklarda ise bu durum farklı olabilir. Zihinsel engelli çocuklar,
yaşıtlarına oranla daha sık hasta olurlar. Kendilerini korumayı normaller gibi bilemezler.
Zihinsel engelli çocuklarda psiko-devinimsel alanlarda belirli derecede gerilik gösterirler.
Büyük ve küçük kaslarını kullanmada yetersizlik gösterirler. El-göz koordinasyonunu
sağlamada zorluk çekerler. Görme ve işitme gibi ek bedeni özürlere daha sık rastlanmaktadır.
Zihinsel engelli çocukların konuşma ve dil gelişimleri normal yaşıtlarınkine benzer aşamaları
izlemektedir. Konuşmayı normal çocuklar gibi öğrenirler, ancak zihinsel yetersizliğe bağlı
olarak konuşmaları daha geç gelişmekte ve daha fazla konuşmada bozukluk göstermektedirler.
Zihinsel yetersizlik arttıkça dil ve konuşma problemleri de artmaktadır. Dikkat süreleri kısa ve dağınıktır.
Devamlı izleme, ödül ve değişiklik isterler. Kısa süreli bellekteki bilgileri uzun süreli belleğe aktarmada çeşitli güçlükleri vardır.
ZİHİNSEL ENGELLİLİK NEDEN OLUR?

 

Doğum öncesi nedenler: Kalıtım en önemli etkendir. Ailede zeka geriliği tanısı olan
bir bireyin varlıği riskini artırır. Buna ek olarak kromozomal bozukluklar (Down Sendromu gibi),
metabolik bozukluklar (hipotiroidi gibi), annenin gebelikte geçirdiği enfeksiyonlar
(kızamıkçık, toksoplazmosis gibi) veya gebelik faktörleri (alkol ve madde kullanımı, yetersiz beslenme, plasenta sorunları gibi)
zihinsel engelliliğe neden olabilmektedir.

Doğum sırasındaki nedenler: Erken doğum, düşük doğum kilosu, doğum travmaları
(mor doğum vb.), doğum sırasında bulaşan enfeksiyonlar zihinsel engelliliğe neden olabilmektedir.

Doğum sonrasındaki nedenler: Travma, doğum sonrası enfeksiyonlar,
uyaran eksikliği, yetersiz beslenme zihinsel engelliliğin nedenleri arasında sayılmaktadır.

 

 

ZİHİNSEL ENGELLİLİK TÜRLERİ NELERDİR?

 

1. Angelman Sendromu

 

2. Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite

 

3. Down Sendromu

 

4. Fenilketonüri

 

5. Frajil- X Sendromu

 

6. Heller Sendromu

 

7. Hidrosefali

 

8. Hiperleksi

 

9. Konuşma Engelliler

 

10. Otizm

 

11. Prader- Willi Sendromu

 

12. Rett Sendromu

 

13. Spina Bifida

 

14. Williams Sendromu

 

15. Zihinsel Engellilik

 

 

 

ZİHİNSEL ENGELLİLİĞİ BULUNAN BİR BİREY NASIL EĞİTİM ALMALIDIR?

 

Çocuğun ya da bireyin zihinsel becerilerini desteklemek ve düzeyine bağlı olarak yaş ortalamasına
yakın performans sergilemesi için çalışmalar yapılması önemlidir. Zihinsel engellilik durumunda ne
kadar erken müdahale yapılırsa becerilerin gelişimi o kadar hızlı olur. Yaş ilerleyip akademik beklenti
arttıkça hafif düzeyde başlayan gerilikler çocuğun normal okullarda okumaya devam etmesini hedeflendiğinde
daha ağır tablolara dönüşmekte, ergenlik dönemine geldiğinde depresyonu tetiklemektedir.

 

Bu nedenle, erken dönemde eğitimcilerden gelen geribildirimler doğru değerlendirilmelidir.
Küçük yaşlarda belirti vermiş olsa bile önemsenmemesi nedeni ile zeka geriliği tanısının en  çok konulduğu
dönem 10-14 yaşları arasıdır. Bu yaşlarda yapılan çalışmalardan alınan verim, erken dönemde uygulanacaklarla alınacak verimden çok daha azdır.

 

Zekâ geriliği tanısı olan çocuklarla yapılan çalışmalarda önce zihinsel becerilerin değerlendirildiği bir
test çalışması yapılarak her çocuğun kendine özgü olan zihin profili çıkarılır. Bu profile göre çocuğun
güçlü ve buna karşılık gelişmesi gereken alanları belirlenir. Güçlü olduğu kanallar kullanılarak gelişmesi
gereken alanlarına yönelik özel eğitim programı hazırlanır. Ev ve okulda yapılacak çalışmalar hakkında
öneriler verilir. Sosyal beceri eğitimi ve aile danışmanlığı bu sürecin bir parçasıdır. Bu şekilde çocuğun işlevselliği arttırılarak sosyal yaşamda yer edinmesi hedeflenir.

 

Zihinsel engelli çocuklarda pek çok beceriyi normal yaşıtları gibi öğrenir.Ancak öğrenmeleri daha yavaş
ve güç olmaktadır. Zihinsel engelin ağırlık derecesi arttıkça öğrenmeleri yavaşlamakta ve zorlaşmaktadır.
Soyut terim, tanım ve kavramları çok güç anlamakta ve kavramaktadırlar. Somut kavramları daha kolay
ve iyi kavrarlar. Kavramların somutlaştırılması bu çocukların anlamalarını kolaylaştırmaktadır. Hafif derecede
zihinsel engelliler grubuna çocukların okuma-yazma, matematik gibi temel akademik becerileri
öğrenebilecekleri kabul edilmektedir. Orta derecede zihinsel engelliler grubuna giren çocukların ise;
akademik becerilerde eğitilemezlerse de, gündelik yaşamın gerektirdiği sosyal uyum, pratik iletişim ve
özbakım becerileri (giyinme, yemek yeme, kişisel temizlik becerileri vb.) gibi becerileri öğrenebilecekleri
beklenmektedir. Ağır ve çok ağır derecede zihinsel engelli çocuklar ise yaşamları boyunca sürekli bakım
ve yardıma gereksinim duymaktadırlar. Zihinsel engelli çocuklar sosyal hayatın gereklerini yerine
getirmede yetersiz beceriler sergilerler (kendilerini ifade etme, sosyal uyumluluk, sosyal ihtiyaçlarını karşılama).
Okul ve meslek yaşamlarında sık sık başarısız yaşantılar yaşamaktadırlar. Oyun ve toplum kurallarına uymakta
zorluk çekerler. Kuralları güç oyunlara ve sosyal faaliyetlere katılamazlar. Kendilerinden küçükler ile ilişki
kurmayı ve oynamayı tercih ederler. Zihinsel engelli çocukları yetersizliklerinin ağırlıklarına göre hafif, orta,
ağır ya da buna paralel olarak eğitilebilir, öğretilebilir, ağır ve çok ağır şeklinde sınıflandırabileceğimiz gibi
zihin engelli çocukların gereksinim duydukları yardımın yoğunluk düzeylerine göre de sınıflandırabiliriz.
Zihin engelli çocukların sınıflandırılması çocuğun eğitim gereksinimlerinin belirlenmesi, bu gereksinimleri
en iyi ve uygun şekilde karşılayacak şekilde eğitim programlarının hazırlanması ve çocuk
için en uygun eğitim ortamının bulunması amacıyla yapılmaktadır.

 

 

 

Unutmayalım ki;

 

Zihinsel engelli çocukların gelişimi hangi düzeyde olursa olsunlar normal çocuklardan farklıdırlar.
Ancak bu çocukların gelişim ihtiyaçları onlarınkinden farklı değildir. Bu çocuklarda yemeğe, içmeye,
sevilmeye, başarmaya, kabul edilmeye ve toplumun bir üyesi gibi yaşamaya gereksinimleri vardır.
Zihinsel engelli bireylerin sosyal çevrede yaşamlarını sürdürmeleri için gereken kişilik olgunluğuna erişmeleri sözü edilen ihtiyaçların karşılanması ile mümkündür.